Travma Geçiren Kadınlarda Kalp Krizi Riski Artıyor!

Amerikan Kalp Derneği’nin çıkardığı Circulation dergisinde yayınlanan bir araştırmaya göre, travmatik olaylar yaşamış ya da Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) olan kadınların gelecekte kalp hastalıklarına yakalanma riski herhangi bir travma yaşamamış kadınlara göre çok daha fazla.

03 Ağustos 2015, Pazartesi
Yazdır

20 yıl süren ve 50 bin kadının katıldığı bir araştırmanın verilerini inceleyen araştırmacılar, 35 bine yakın kadının travmatik bir olayla karşılaştığını ve 10 bine yakın kadının TSSB belirtileri taşıdığı sonucuna ulaştı. Araştırmacılar, ayrıca 20 yıllık süreçte, 548 kadının kalp krizi ya da beyin kanaması geçirdiğini belirtti.

ARAŞTIRMA SONUÇLARINA GÖRE;
- Travmatik olaylara maruz kalmamış kadınlarla karşılaştırıldığında dört ya da daha fazla TSSB belirtisi olan kadınlar yüzde 60 daha yüksek oranda kalp hastalığı görüldü.
- Hiç TSSB belirtisi olmayan ama daha önce böyle bir olay yaşamış olduğunu söyleyen kadınlarda yüzde 45 oranında kalp hastalığı görüldü.
- Yüksek TSSB belirtileri ve kalp hastalıkları arasındaki ilişkinin yanı sıra sigara içmek, obezite, spor yapmamak gibi sağlıksız davranışlar ve yüksek tansiyon gibi faktörlerin de kalp hastalıklarına neden olabileceği görüldü.

BU SADECE RUHSAL BİR PROBLEM DEĞİL  
Araştırmanın başyazarı ve Columbia Üniversitesi Mailman Halk Sağlığı Okulu Epidemiyoloji Bölümü’nde çalışmalarını sürdüren Dr. Jennifer Sumner “TSSB genelde psikolojik bir rahatsızlık olarak görülür, ancak bulgularımızdan bu rahatsızlığın kalp hastalığı riski olmak üzere fiziksel sağlığa da önemli etkilerinin olduğunu çıkarıyoruz. Bu sadece ruhsal bir problem değil, vücut için de ölüm riski taşıyan ciddi bir problem” dedi.
Daha önce TSSB’nin kalp hastalıklarına yol açma riski ile ilgili yürütülen çoğu araştırma askeriyede görev almış ya da bazı felaketlerden sağ kurtulmuş erkekler üzerinde yapılmıştı. Columbia ve Harvard-Chan’da bir grup araştırmacının yürüttüğü bu çalışmadaysa sadece travmatik olaylar yaşamış kadınlar üzerinde incelemeler yapıldı.

‘AKIL VE VÜCUT AYRI TEDAVİ EDİLMEMELİ’
Araştırmanın uzman yazarı profesör Karestan C. Koenen “Bulduğumuz sonuçlar TSSB’nin kronik hastalık riskini artırdığını ispatlamıştır. Tıb, sanki ayrı şeylermiş gibi akıl ve vücudu ayrı ayrı tedavi etmeyi bırakmalı. Hastaların birleşik bir ruhsal ve fiziksel tedaviye ihtiyaçları var” dedi.  
Araştırmacılar farklı travmatik deneyimleri ve TSSB belirtilerini bir anket ile değerlendirdi. Ayrıca, obezite, spor yapmamak, diyabet, sigara içmek, yüksek tansiyon gibi kalp hastalıkları risk faktörlerini ve aşırı alkol tüketimi gibi kalp sağlığına etki eden faktörlerini ile hormon ilaçlarını da göz önüne aldılar.
TSSB 65 yaş altındaki tipik özellikler taşıyan kadınlarda kalp hastalıklarının bir risk faktörü olarak ortaya çıktı. “Doktorlar bu bağlantının farkında olmalı ve kalp hastalıkları risklerini incelemenin yanı sıra hastaları riske artıracak yaşam biçiminde olumlu değişimlere yöneltmeye çalışarak bağlantılı sağlık durum ve davranışlarını gözlemlemeli” diye ekleyen Jennifer Sumner’a göre Amerika’da travma sonrası stres bozukluğu olan insanların çoğu, özellikle de azınlıklar, tedavi görmüyor. Özellikle kadınların ruh sağlığı tedavisine ve de kalp hastalığı belirtilerinin izlenmesine ihtiyacı var.

Travma Sonrası Stres Bozukluğu nedir?
Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) doğal afet, tecavüz ya da fiziksel saldırı gibi travmatik olaylar sonrası bazı insanlarda görülür. Hastalar olayla ilgili anımsamalar, uykusuzluk, yorgunluk, hatırlamada ya da konsantre olmada zorluk çekme ve duygusal uyuşukluk yaşayabilirler. Diğer belirtileri arasında kabus görme, asabiyet ya da aniden irkilme vardır. TSSB kadınlarda erkeklerin iki görülüyor. 

nevvsroom.heart.org’tan çeviren Müslime Karabatak




Etiketler: travma   kadın   kal krizi  

YorumlarHiç Yorum Yapılmamış.     'İLK YORUMU SEN YAP'

Adınız Soyadınız:

E-Postanız:

Yorumunuz:

6 + 10 = ?

 
En Son Haberler
Çok OkunanlarBugün . Dün . Bu Hafta
Kritere uygun haber bulunamıyor.
haber yazılımı: buki