'Tıbbiyeliden İntikam Alınıyor'

Prof. Dr. Recep Akdur yazdı: 'TIBBİYELİDEN İNTİKAM ALINIYOR'

10 Ağustos 2015, Pazartesi
Yazdır

Sağlık Bakanlığı’nın TBMM sunduğu “Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı”  Meclis Sağlık Komisyonu’ndan geçti. Gazze Katliamı, Cumhurbaşkanlığı seçimi ve benzeri kamu oyunu bloke eden olaylar arasında Kanun Tasarısı  kamuoyundan ve paydaşlardan habersiz, tartışmasız bir biçimde, büyük bir oldu bittiyle kanunlaşmak üzere. 

Tasarı TBMM Genel Kurulunda kabul edilir ise;Sağlık Bakanlığı’na bağlı iki kuruluş kuruluyor; bunlardan biri “Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) diğeri de “Türkiye Sağlık Bilimleri Üniversitesi”. Bu iki kuruluş birbirinden bağımsız ama ilişkili olacak.  Adeta birbirini tamamlayacak birbiri ile koordine çalışacak şekilde tasarlanmış.

Bu iki kuruluş sayesinde Sağlık Bankalığı YÖK ve Üniversitelerin sahip olduğu tüm işlev ve yetkilere sahip olacak ve onların yapabildiği tüm işleri yapabilecek. Özetle, bu kanun ile kurulacak olan TUSEB sayesinde, Sağlık Bakanlığına tüm sağlık bilimleri (Tıp, Diş Hekimliği, Veteriner, Eczacılık, Hemşirelik, Sağlık Bilimleri) fakültelerindeki hizmeti denetleme, akredite etme, bilimsel araştırmalar yapma ve lisansüstü eğitim yetkisi veriliyor. Tasarı yasalaşır ise Sağlık Bakanlığı üniversitelerdeki eğitim de dahil sağlık bilimleri alanında tek otorite olacak.

TIBBİYELİDEN İNTİKAM ALINIYOR

Bu tasarı kanunlaştığında İktidar bir taşla iki kuş vuracak. Bir yandan iktidar tıbbiyeliden yıllara dayanan öcünü alınırken, öte yandan da ticarileştirdiği sağlık hizmetlerini altın tepsi içinde uluslararası tekellere sunacak...

İktidar, tıbbiyeliden geçmişin rövanşını almak istiyor. Bir yandan uyguladığı sağlıkta dönüşüm ekonomisi ile tıp fakültelerinin belini kırıp, diz çöktürürken, öte yandan da bir oldu bitti içinde  açtığı kendine bağlı yeni tıp fakültelerini yandaşları ile doldurarak Cumhuriyetin meşalelerinden olan tıp fakültelerini fikri abluka altına alıyor.  

İktidar ve yandaşı medya, özelde tıp fakültesi hocalarına genelde ise tüm hekimlere karşı psikolojik savaşın her tülü yol ve yöntemini acımasızca kullanıyor. Tıbbiyeliye olan kinlerini açıkça ifade etmekten çekinmiyorlar.

Kanun tasarısı haline getirilen  bu proje yeni değil. Bundan yaklaşık üç yıl önce Başbakan’ın küçük bir grupla yaptığı toplantıda konu görüşülmüştü.Orada bulunan Sabah Gazetesi yazarı Emre Aköz, Başbakana yaptığı öneriyi, 11 Aralık 2008 tarihli köşe yazısında şöyle özetlemişti. “Tıp fakültelerini diğerlerinden ayırmak gerek, çünkü "Türkiye'ye has diyebileceğimiz "ideolojik sorun" var: Türk tıpçıları arasında kaba materyalist, pozitivist, sopayla modernleşmeden yana ve dolayısıyla laikçi tipler çoktur. (İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin askeri tıp mektebinde kurulması tesadüf olmasa gerek). 

Aynı düşüncede olan Taraf yazarı Ayhan Aktar ise 04 Mayıs 2009 tarihli köşe yazsında şöyle demişti:Kangren olmuş olan Çapa'yı kesip çıkarmak, kısacası üniversiteyi bölmek lazımdır. Benden, söylemesi...”

300 PROFESÖR BİN 200 DOÇENT ATAYACAK

Bilindiği gibi Anayasa ve YÖK yasasına göre kamu üniversitelerinde mütevelli heyeti yoktur. Yasa Tasarısı kanunlaşır ise kurulacak üniversite kamu üniversitesi olmasına karşın vakıf üniversitesi yapısında olacak. Yani mütevelli heyeti bulunacak. Vakıf ve mülk sahibinin yerine ise Sağlık Bakanı oturacak. Mütevelli heyetinin başkanı Sağlık Bakanı, yardımcısı Müsteşarı, Yazmanı Bakanın atadığı Rektör, iki üyesinden biri yine Bakanın atadığı bir profesör,  diğeri de YÖK’ün atadığı bir profesörden oluşacak. Yasa Tasarısı TBMM’den geçerse, 300 profesör 1200 doçent atamakla işe başlanacak . Ankara'daki Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesi’ndeki uygulamanın çok daha büyüğü yenden yaşanacak. Halka makarna kömür “okumuş yazmışlara” doçentlik profesörlük kadrosu dağıtılacak.

Yalnızca sınıflıkların ve devşirme hocaların bulunduğu tıp fakültelerinin sayıları hızla artıyor, bu yasa ile daha da artacak. Önüne tıp fakültesi tabelası asılacak olan  üç beş sınıflıklı binalarda, öğrenciler üçüncü sınıfa kadar devşirme hocaların rahleyi tedrisinden geçecekler. Daha sonra, tekellerin  konsorsiyumların şehir hastanelerindeki hastanelerinde staj yapmak sureti ile doktor olacaklar! Teorik bilgileri devşirmelerden, pratik bilgisi uluslararası tekellerden.

İktidar bir taşla iki kuş vuruyor. Bir yandan tıbbiyeliden yıllara dayanan öcünü alınırken, öte yandan da ticarileştirdiği sağlık hizmetlerini uluslararası tekellere sunuyor. Onlarla rekabet edebilecek tek güç olan tıp fakültelerini de yok ederek, onlara dikensiz gül bahçesi hazırlıyor. 

İktidarın, tam gün performans ve benzeri söylemlerle tıp fakülteleri üzerinden yürüttüğü kampanyanın esas amacı tüm üniversitelerin medreseleştirilmesidir.

Onlar çok iyi biliyorlar ki; tıbbiyeli sindirilmeden, tıp fakülteleri medreseleştirilmeden üniversiteler medreseleştirilemez.

Prof. Dr. Recep Akdur

Odatv.com




Etiketler:   Etiket Eklenmemiş.

YorumlarHiç Yorum Yapılmamış.     'İLK YORUMU SEN YAP'

Adınız Soyadınız:

E-Postanız:

Yorumunuz:

9 + 3 = ?

 
En Son Haberler
Çok OkunanlarBugün . Dün . Bu Hafta
Kritere uygun haber bulunamıyor.
haber yazılımı: buki